- G Ö K Ç E A D A Keşfetmenin Mutluluğu

İçeriğe git

Ana menü:

Genel Bilgiler > Tarih
Gökçeada'nın jeolojik özelliği yunan Mitolojisi'nde özel öykülerle anlatılır
Mitolojiye göre İMROZ (Gökçeada) ve SEMENDİREK arasında Akhileos'un annesi THETİS'in sarayı vardı.İMROZ'la TENADOS arasında ise deniz tanrısı POSEİDON'un kanatlı atlarının ahırları bulunuyordu.
Homeros,İLİADA'da bu miti şöyle anlatır;
"Denizin diplerinde ,uçurumlarda,
Tenedos'la kayalık İmroz arasında
Bir mağara vardır;geniş,kocaman.
Dinlendirirdi orada atlarını POSEİDON;yeri sarsan."
Gökçeada'nın tarihi arkaik dönemlere kadar iner.Bugünkü Yunanlılar kendilerince Yunanistan "HELLAS" diye adlandırılan ülkeye Orta Avrupa ' dan üç ayrı dalga halinde indiler.Önce M.Ö.2000 dolaylarında İYONLAR ,M.Ö.1700'lü yıllarda AKALAR ve M.Ö.1100 yıllarında DORLAR.
Ancak bugünkü Yunanistan ve Ege Adaları ,bu kavimler geldiklerinde ıssız değildiler. Tam tersine;bu istilacı kavimlerle ne dil, ne de ırk olarak hiçbir yakınlıkları olmayan ve bu yörenin OTOKTAN halkı sanılan bir toplum;gerek Yunanistan'da ,gerekse adalarda yerleşikti.
Bugün çözülememiş olan dilleri,Hint-Avrupa dilleri kökeninden gelmiyordu.Tarihteki Yunan uygarlığı kurulduğunda ,Yunanlılar yerleşik halkın varlığını unutmadılar ve ilerleyen dönemlerde onları ;PELASGLAR,TİRSİNLER,LELEGESLER gibi adlarla andılar.Onlara topluca "Yunanlılar'dan öncekiler" anlamına gelen PROHELENLER dendi.
Prohelenler'in gelişmiş bir uygarlıkları vardı.Bu uygarlıkların en belirgin örneği GİRİT Uygarlığı'dır. Yunan kavimlerinin yerleşmesinden sonra PROHELENLER istilacı yeni kavimlerle kaynaştılar ,uygarlıkları tarihteki Yunan Uygarlığı'na kaynak oldu."MİKEN" Uygarlığı ve "HOMEROS" destanları bu kaynaşmanın ürünüdürler.
Adalarda yaşayan PROHELENLER yerleşim yerlerini terketmediler .Ancak yönetim ve koruyuculuk yönünden Atina'ya bağlı kaldılar.
HOMEROS'un destanlarına göre kuzeyden gelenlerin sarışın,mavi gözlü olmalarına karşın,PROHELENLER bugünkü Akdeniz ulusları gibi esmerdiler.Yunanlılar ve PROHELENLER arasındaki kaynaşma sanıldığı gibi hızlı olmadı. Özellikle Atina'ya uzak adalarda ,Yunanlılar'ın gelişinden 1500 yıl sonra bile ırk özelliğinin korunduğu görülüyordu.
Bu adaların içind eİMROZ ve LİMNİ de vardır .İmroz halkı M.Ö.VI. yy. sonlarına dek PROHELEN özelliğini korumuştur.Bunu belgeleyen en somut kanıt "İMROZ-İmbros" adının Yunanca olmayışıdır.Köken olarak "İMROZ" PROHELEN dilinden ,bir PROHELEN tanrısı olan ve "Çorak topraklarda bereket" tanrısı olarak adlandırılan İMBRASOS'tan gelmektedir.(Bugün de rahatça gözlenebileceği gibi Gökçeada'nın önemli bir bölümü çorak alanlarla kaplıdır.Bu nedenle bu çorak topraktan bereket sağlayacak bir tanrıya inanılması doğaldır.Nitekim aynı dönemde her yanı verimli ovalarla dolu olan Limni'de bereket tanrıçası DEMETRA'ya tapınılıyordu.)
İmrozlular PROHELEN özelliklerini Atinalılar'ın en güçlü dönemlerinde de devam ettirdiler. HOMEROS'A göre TRUVA Savaşı sırasında Truvalılar safında yer aldılar.İLYADA'dan öğrendiğimize göre Truva Kralı PRİAMOS'un oğullarından LİKAON, AKHİLLEUS tarafından esir edilip LİMNİ'de sayışa çıkarılınca ,dönemin İMROZ Kralı JETİON ,onu büyük bir bedelle satın almış ve gizlice TRUVA'ya geri göndermiştir.Bu davranış,Yunanlılar'a karşı olan sadık bir TRUVA müttefikinin davranışıdır.TRUVA Savaşları sonunda ATİNALILAR;varlığını koruyan PROHELENLER'in rahatsız edici tavırlarından kurtulmak istediler ve ATİNA çevresinde yaşayan tüm PROHELENLER'İ iMROZ ve LİMNİ'ye sürgün ettiler.Gerekçe olarak da,Atinalı kızların ENNEAKRANİ KRİNİ'den (Dokuz ağızlı çeşme)su almaya gittiklerinde PROHELEN gençler tarafından rahatsız edilmelerini gösterdiler.
[galiba Gökçeada'nın "sürgün" yeri olması bu olayla başlar!]
(Bugüne dek Gökçeada'da ciddi arkeolojik araştırma yapılmamıştır.Ancak Limni'nin KAMİNİA köyünde kazılarda PROHELEN diliyle fakat Yunan alfabesiyle yazılmış;henüz anlamı çözülemeyen bir yazıt bulunmuştur.PROHELEN alfabesiyle yazılmış yazıtlarsa bir bilmece özelliğini korumaktadırlar.)
Anadolu PERSLER'in istilasına uğrayınca Ege Adaları'nın tümü gibi İMROZ da işgal edildi.DARYÜS'ün generali OTANİS adayı işgal etti ve yağmaladı.Ancak İmroz'daki PERS hegemonyası fazla uzun sürmedi.PERS tehlikeinin önemini farkeden ATİNA Çanakkale Boğazı'nın karşısındaki Ada'nın stratejik önemini de kavradı.KİPSELOS'un oğlu I.MİLTİADES M.Ö.494 yılında İmroz'u geri aldı ve Atinalılar Ada'yı çoğunluğu asker olan Atina vatandaşlarıyla doldurdular.Böylece İmroz ilk kez bir PROHELEN adası olmaktan çıktı ve Atina kolonisi oldu.
İmroz'a ilk gelen Atinalılar, asker olmakla birlikte ,alt sınıftan ve çiftçi idiler.Bunlara "KLİRUHOS"(Parsel sahibi) adı verildi.Koloninin toprakları parsellenerek ,yeni gelenlere kura ile dağıtıldı.Ancak yeni yerleşen Atinalılar'ın İmroz'daki etkinlikleri sanıldığı kadar kolay ve çabuk olmadı PERS savaşlarının devam etmesi ve PROHELENLER'in ATİNA'ya olan tepkileri nedeniyle İMROZ'un koloni haline gelişi; PERSLER'in yenilgile rinden sonra gerçekleşmiştir.Yunanlılar,Persler'i PLATEA ve SALAMİS savaşlarında yendikten sonra,kolonileşmenin M.Ö.480 yıllarında olduğu sanılmaktadır.M.Ö.480 yılı İmroz'un Yunan karakteri almaya başladığı yıldır.Ancak;gerek İmroz, gerek Limni PROHELEN özelliğini inatla sürdüren iki ada olarak ;ATİNA kanunlarına bağlı olmakla birlikte ,bir tür özerklikle yönetilmişlerdir.
İmroz ve Lİmni'li vatandaşlar,hem Atinalı ve hem de İmrozlu ya da Lİmnili sayılıyorlardı.Bu özellik babadan oğula devrediyoru.İmroz'un Atina'dan gelen ve adayı koloni haline getiren yeni sakinlerinin Atinalı olmak hakkını kaybetmemelerini sağlayan bu hak,gerek İmrozlular,gerekse Limnililer tarafından olabildiğince değerlendirildi.Örneğin Atina'da suç işleyen bir İmrozlu ,hakkında açılan mahkemeye gitmiyor ve yakalandığında "Ben o tarihte İmroz'daydım" demekle cezalandırılmaktan kurtuluyordu.
Ada halkı özerk bir koloni ile birlikte Atina vatandaşı olmak hakkını öylesine kullandı ki , Atina hukuk literatürüne "İmrozlu" sözcüğü ; "Davadan kaçan - Uyanık" anlamında geçti.Bugün de İmrozlu deyimi Yunanca'da "Davadan kaçan "anlamında kullanılmaktadır.
"İmrozlu" deyimi ,Yunanlı yazarlara da kaynak olmuş ve o dönemde "İmbrii-İmrozlular" adında -bugün yokolmuş- bir komedi yazılmıştır.
İmroz ve Limni'nin tarihi yazgıları ortaktır."PROHELEN" olma özelliğini birlikte korumuşlar,aynı tarihlerde koloni haline gelmişlerdir.Koloni olmakla birlikte sahip oldukları ayrıcalıklar; tarihçi THUKİDİES'in Atina'dan söz ederken "Atinalılar ve onlar gibi düşünen Limnili ve İmrozlular" demesine neden olmuştur.
Yunan mitolojisind eORPHEUS'un Atinalı kadınlar tarafından parçalanıp EGE'ye atılan bedeninin bazı bölümlerinin İmroz ve Limni kıyılarına vurduğu söylenir.
 
*** Gökçeada ***
İçeriğe dön | Ana menüye dön